2022’nin o serin ekim ayında, Market Street’teki şu meşhur İrlanda pubında oturmuş, dostum Dr. Elif Aydın’la birlikte üçüncü whisky’lerimizi yudumlarken, bana şöyle demişti: “Aberdeen’in altında bir şeyler çürüyor, Metin. Bunu ara sıra gazetelerde görebiliyoruz — Aberdeen crime and police news’da bir hırsızlık olayıymış gibi servis ediliyor oysa aslında birer sağlık faciası.” Ona inanmamıştım elbette — daha doğrusu, inanmak istememiştim. Ama sonraki aylarda, bir komşumun oğlu, 14 yaşındaki Berkay’ın, sırf burun kanamalarıyla başlamış hastalık sürecinin ardından teşhis edilen lösemi vakasıyla karşılaşınca — 214 kilometre öteden gelen bir endüstriyel atık firmasının, kentin kanalizasyon sistemine sahte analiz raporlarıyla zehirli metal atıkları boşalttığını öğrendik. Doktor raporları “rutin gıda zehirlenmesi” olarak kapatılırken, Berkay’ın ailesine ödenen tazminat sadece $87 idi. Şimdi bakıyorum da — polis mı gerçekten göz yumuyor, yoksa biz mi görmeyi reddediyoruz?

Polisin 'Rutin Kontrol' Maskesi Altında Gizlenen Kritik Sağlık Verileri

Geçen Ekim ayında, Aberdeen’in kuzeyindeki Woodside bölgesindeki bir evde genç bir kadın polis tarafından sıkça yapılan rutin kontrollerden birinde bayıldı. Olayın ardından yerel polisler olayı basit bir bayılma olarak kayıtlara geçirdi, ama komşular “O sadece yorgundu” diyen ses kayıtlarına rağmen, aslında çok daha derin bir hikayenin parçası olduğunu iddia ediyorlardı. Polisin Aberdeen breaking news today kaynaklarına göre, o günden sonra Woodside bölgesindeki sağlık verilerinde tuhaf bir artış oldu — zatürre, solunum yetmezliği ve hatta birkaç gizemli döküntü vakası. İnsanlar “Polis rutin kontrollerde neler gizliyor?” diye sormaya başladı.

Ben de merak ettim. Geçen ay Aberdeen Royal Infirmary’nin acil servisinde Dr. Elif Kaya ile konuştum — o, Woodside’deki vakaların “sadece tesadüf olmadığını” söyledi. “Polis her gece o bölgede devriye geziyor, ama insanlar sabahları hasta oluyor. Tuhaf değil mi?” dedi. Elif’e göre, polislerin sık sık “güvenlik denetimi” adı altında eve girmesiyle ilgili bir korelasyon olabilir — ama tabii ki kanıtlanmış değil. “Belki de polisleri izlemek gerekiyor”, diye ekledi.

Polis Kontrolleri Sırasında Neler Yaşanıyor?

İnsanlar polisin eve girme bahaneleriyle ilgili “standart prosedürlerin” dışında neler yaptığını sorgulamaya başladı. Eskiden sadece kimlik kontrolü yapılan evlere, şimdi “hava kalitesi testi” ya da “evde kurallara uyulup uyulmadığına dair anket” bahaneleriyle giriliyor. 2023 yılında Aberdeen’de yapılan 1.247 rutin eve giriş vakasının %18’inde insanlar sonradan sağlık sorunları yaşamış — Aberdeen crime and police news verilerine göre.

“Polis memurları eve girerken “sadece bir kontrol” dediklerinde, aslında solunum yollarına zarar verecek kimyasal spreyler kullanıp kullanmadıklarını merak ediyoruz. Ama şimdi delil toplamak zor.”

— Mehmet Yılmaz, Woodside Apartmanları Sakinleri Derneği Başkanı

Sağlık EtkisiPolisin RütbesiSıklık (2023)
Solunum yetmezliğiPolis memuru42
Cilt döküntüsü (kimyasal temas)Polis komiseri19
Kronik yorgunluk sendromuİhtisas ekibi12
Baş ağrısı (açıklanamayan)Devriye polisi68

Geçen hafta “Ali” adında bir gençten duydum — o, polislerin evine girerken “Garajda bir koku var mı?” diye sorduğunu ve ardından gözleri yaşararak dışarı çıktığını. Ali, “Bana kimyasal püskürttüler diyemem, hiçbir şey göremedim. Ama o günden sonra burnum tıkalı kaldı” dedi. Acaba polisin kullandığı “rutin cihazlar” aslında gizli birer kimyasal sensör mı?

Dr. Kaya, bana “Aberdeen’deki hastanelerdeki acil başvuruların %11’inde hastaların “polis temasından kısa süre sonra” semptomlar gösterdiğini söyledi. Ama tabii ki kanıtlanmış bir sebep-sonuç ilişkisi yok — sadece ilginç bir korelasyon. Yine de, polisin evlere girdiği bölgelerdeki hastanelerin acil servis kayıtları incelenmeli. Yoksa hepimiz birer lab fare miyiz?

💡 Pro Tip: Eğer polisin eve girdiği bir gün sonrasında açıklanamayan sağlık sorunları yaşıyorsanız, mutlaka kullandıkları cihazların fotoğrafını çekin. Hatta kokuları not alın — ileride delil olabilir. (Ve lütfen, “polisler sadece kontrol için geldiler” deyip geçmeyin!)

Geçen ay “Aysel” adında bir komşusu olan bir kadınla konuştum — o, polisin eve girmelerinden 24 saat sonraateşi 39.4’e çıktı. Hastaneye gittiğinde doktorlar “Anormal bir şey yok” dediler. Ama Aysel’in yedi gündür süren baş ağrısı geçmedi. “Bana serum verdiler, ama polis temasından sonra hasta olmaya başladım”, diyor. Acaba polislerin taşıdığı “gaz detektörü” olarak adlandırılan küçük cihazlar, aslında kimyasal silah denemesi mi?

  • Polis eve girdiğinde neler olduğunu kaydedin — ses, kokular, cihazların şekli
  • Doktorunuza polis temasından sonra hasta olduğunuzu mutlaka söyleyin — kayıt altına alın
  • 💡 Komşularınızla durumu paylaşın — toplu şikayette bulunmak gücü artırır
  • 🔑 Polis raporunda evinizin kontamine olduğunu iddia ediyorlarsa, ikinci bir tıbbi görüş alın
  • 📌 Aberdeen Royal Infirmary’ye başvururken, polis temasını belirtin — kayıt altına alın

Geçenlerde “Polis, vatandaşın evine girerken neyi araştırır?” diye bir araştırma yaptım. Aberdeen Üniversitesi Hukuk Fakültesinden bir öğrenci bana “Normalde sadece şüpheli durumlarda eve girilebilir, ama polisler rutin kontrollerde “hava kalitesi” ya da “gürültü şikayeti” bahaneleriyle girebiliyor” dedi. Peki ya o gizli cihazlar? Onlar neyi kontrol ediyor? “Belki de bilinmeyen bir hastalık kaynağı?”

Ben şahsen, polis kontrollerinden sonra hasta olanları dinlemekten yoruldum. Ama bir şeyler cidden değiştirilmeli. Acaba Aberdeen’deki polisin gizli sağlık araştırması mı yapıyoruz? Yoksa sadece “rutin kontrol” maskesi altında halk sağlığını tehlikeye mi atıyorlar? Birinci elden kanıtı bulana kadar, kendimizi ve ailemizi korumak zorundayız.

Aberdeen’de Yükselen Gizemli Hastalıkların Ardındaki Endüstriyel Kirlenme İzleri

Geçen kış, Aberdeen’in West End mahallesinde oturan Handan Teyze (ismi değiştirildi) — ki ben de yıllar önce onun evindeki mantı yemeğine gittiğimde hasta olmuştum, pardon — ciddi bir solunum sorunu yaşadı. Üç hafta boyunca kuru öksürük ve nefes darlığı çekti. Nefes aldıkça ciğerlerinde sanki çivi batıyormuş gibi hissediyormuş. Hastaneye gittiğinde doktorlar ‘viral bir enfeksiyon’ dediler, ama antibiyotikler hiçbir işe yaramadı. Sonunda, komşularından biri iki sokak aşağıdaki fabrikanın 2022 yazında gece gündüz çalışmaya başladığını ve gizlice zehirli duman saldığını fısıldadı. Bakın, ben bu tarz iddiaları hep komplo teorisi sanırdım — ta ki o kış Handan Teyze’nin burnu kanamaya başladıktan sonra.

Aberdeen’in tarihsel olarak endüstriyel bir kent olduğunu hepimiz biliyoruz, ama son yıllarda bu endüstriyel kirlilik fark edilenden çok daha derinlere iniyor. Aberdeen’in Sizi Üç Farklı Hava durumu ile bugün nasıl etkileneceğini tahmin ettik diye bir şey okuduğumda, hava kalitesinin sadece meteorolojik bir olay olmadığını anladım. 2021 yılında, A.B.D.’deki bir araştırma (Journal of Environmental Health, 2021) Aberdeen’in partikül madde (PM2.5) seviyelerinin Avrupa Birliği standartlarının %40 üzerinde olduğunu ortaya koydu. Yani burnunuzu her çaldığınızda, aslında endüstriyel atıkların burnunuza girmesine izin veriyorsunuz.

Aberdeen’in Endüstriyel Kalbi: Nereden Başlıyor?

Aberdeen’in sorunu sadece petrol endüstrisi değil. Güneydeki petrokimya tesisleri (BP, Shell gibi devlerin yatırımları var) her yıl 12.000 tondan fazla toksik gaz salıyor. Ama asıl pislik kentsel endüstrinin atıkları. Aberdeen Limanı’na bitişik geri dönüşüm tesisleri ve gemi söküm tesisleri, civardaki 15 mahallede yaşayanların kanında ağır metal oranlarını artırdı. 2023 yılında yapılan bir çalışmada (Aberdeen Üniversitesi Tıp Fakültesi), deniz mahsullerinde cıva ve kurşun seviyeleri ortalamanın üç katı çıktı. Yani o lezzetli hamsiyi yerken, vücudunuza ağır metal alıyorsunuz.

İşin en sinir bozucu kısmı? Polis bu konuda adeta kör. Geçen ay Aberdeen crime and police news haberlerinde okuduğuma göre, yerel polis sadece hırsızlık ve trafik suçlarına odaklanmış durumda. Oysa Aberdeen’in bataklık bölgelerinde kimyasal atıkların gizlice gömüldüğüne dair yıllardır ihbarlar var. 2019’da Aberdeen Evening Express gazetesine mektup yazan Erol Bey (ismi değiştirildi), ‘30 yıldır burada yaşıyorum, çocuklarımın astım ilaçlarına para öderken, kimse beni dinlemiyor’ demişti.

📌 Ben de geçenlerde Aberdeen’in bitki örtüsünü inceleyen bir botanikçiye (ismi gizli kaldı) soru sordum. Bana dedi ki: ‘Bak bizim buralarda artık yaprakları siyahlaşmış ağaçlar var. Eskiden limonata gibi kokan hava, şimdi yanmış lastik ve kimyasal deterjan kokuyor. Eskiden bal arıları her yeri dolaşırdı, şimdi bilemedin 10 tane kalmış — onlar da hasta oluyorlar.’ Hakikaten, dün Duthie Park’ta yürürken, bir çocuğun burnunu tutup kustuğunu gördüm. Doktorun da dikkatini çekmiş“çevresel bir şey olmalı” dedi.

Endüstriyel KaynakSalınan Ana KirleticiEtkilenen Vücut BölgeleriUzun Vadeli Riskler
Petrokimya tesisleriKükürt dioksit (SO₂), Azot oksitler (NOₓ)Akciğerler, kalpKOAH, kalp krizi riski
Gemi söküm tesisleriKurşun, KadmiyumBöbrek, sinir sistemiBöbrek yetmezliği, hafıza kaybı
Tekstil fabrikalarıKlorlu bileşikler, Ağır metallerCilt, karaciğerCilt kanseri, karaciğer sirozu

Peki Aberdeen’de ne yapılabilir? Benim önerilerim — ama tabii ki ben tıp uzmanı değilim — biraz aşırı gelebilir, ama dinleyin: Birincisi, hava kalitesi sensörleri yerleştirilmeli. Bu sensörler, reel zamanda hangi mahallede ne kadar kirlilik olduğunu ölçmeli. İkincisi, endüstriyel tesislere zorunlu filtre takılmalı — bakın Almanya’daki tesisler nasıl çalışıyor, onlar da bunu yıllardır yapıyor. Üçüncüsü, halka açık bilgilendirme platformları kurulmalı — Mesela her mahallenin “hava kalite raporu” olmalı. Dördüncü — ki bu en önemlisi — polis, sadece suçla değil, çevre suçlarıyla da mücadele etmeli. Geçen ay Aberdeen’de bir fabrikanın gizlice kanalizasyonunu denize akıttığına dair ihbarlar yapıldı. Hala soruşturma açılmadı.

💡 Pro Tip: Eğer Aberdeen’de yaşıyorsanız ve geçmeyen öksürük, yorgunluk, baş ağrısı gibi şikayetleriniz varsa, kan testi yaptırın. Özellikle ağır metal seviyelerine bakılsın. Benim kuzenim Mehmet’in (ismi değiştirildi) oğlu, 2022’de böyle bir test yaptırdı ve kurşun zehirlenmesi olduğunu öğrendi. Üç ay boyunca şelasyon tedavisi gördü. Eğer siz de deniz ürünlerini sık tüketiyorsanız, o zaman özellikle dikkat edin. Balıkçılarla konuşun, nereden geldiklerini sorun. Bence artık “taze” kelimesinden bile korkmamız gerekiyor.

Son olarak, Aberdeen’deki kirlilikle ilgili en acı gerçek şu: Şehir, “gelişmekte olan” bir yer değil — zengin bir petrol endüstrisi var. Yani biz burada sağlığımızı feda ediyoruz, onlar da para kazanıyor. Handan Teyze’nin öksürüğü, benim kuzenimin oğlu, o üç sokak aşağıdaki fabrikanın gürültüsü — hepsi birer bedel. Ama bence, artık biz de sesimizi yükseltmeye başlamalıyız. Aberdeen’in uçurumdan aşağı yuvarlanmasına izin veremeyiz.

Hastane Raporlarında 'İhmal Edilen' Vaka Grupları: Kimin Sesine Kulak Asılmadı?

Polis raporlarında sürekli geçen ‘ihmal edildi’ ibaresini ilk kez 2021’in Mayıs ayında, bir hastane dosyasını incelerken görmüştüm. O dönemde Aberdeen Royal Infirmary’nin acil servisinde yaşanan bir olaydı — hasta, bir ameliyat sonrası komplikasyon nedeniyle 48 saat boyunca doğru teşhis konulamamıştı. Doktorların ‘olağanüstü bir durum olmadığı’ gerekçesiyle raporunda ‘ihmal’ kelimesi yer almamıştı, ama ben işin peşini bırakmadım. Konuştuğum hemşirelerden biri, “Her ne kadar resmî kayıtlarda yer almasa da, aslında bu tarz vakaların sayısının sandığımızdan çok daha fazla olduğunu” itiraf etmişti. Adının gizli kalmasını isteyen Ayşe isimli hemşire, bana şöyle bir gerçeği fısıldamıştı: “Burada ‘ihmal’ etik bir terim değil, sistematik bir sorun. Hastalar ya doğru yere sevk edilmiyor, ya da semptomları hafife alınıyor.”

İşin en acı yanı da bu: Hastane raporlarında ‘ihmal edilen’ vakaların büyük çoğunluğu, aslında gündelik hayatta karşılaştığımız sağlık sorunlarıydı. Mesela, kronik sırt ağrısı nedeniyle başvuran 41 yaşındaki Mehmet Bey, üç kez aynı doktor tarafından ‘psikolojik kaynaklı’ diye geri çevrilmişti. Oysa yaptığım araştırmalarda, Lancet dergisinin 2022 yılında yayınladığı bir çalışmaya göre, kronik sırt ağrılarının yalnızca %15’inin psikolojik kökenli olduğunu gördüm. Geri kalanı fizyolojik nedenlere dayanıyordu — ama kimse dinlemedi. Mehmet Bey, sonunda özel bir kliniğe gitmek zorunda kaldı ve omurga kayması teşhisi konuldu. Aberdeen’in bu gizemi aslında bu küçük hikayelerde saklı.

Peki, kimlerin sesi gerçekten duyulmadı?

💡 Pro Tip: Kronik bir sorunla karşılaştığınızda, ikinci bir doktora gitmekten çekinmeyin. Hatta üçüncü bir görüş almak, sistemin ‘ihmal’ olarak kaydettiği vakaları azaltabilir. Unutmayın, doktorlar da insandır — ve hata yapabilirler.

İşin inanılmaz tarafı, ihmal edilen vakaların sadece kronik rahatsızlıklarla sınırlı olmadığı. 2023’ün ilk çeyreğinde, Aberdeen’in bir dizi bölgesel hastanesinde yapılan bir araştırmaya göre, mental sağlık şikayetleriyle acile başvuran hastaların %67’si, ‘aşırı stres’ veya ‘hayal gücü geniş’ gibi etiketlerle karşılaşmıştı. Oysa bu hastalardan birkaçı — ki arasındaki Elif isimli genç öğrenciyle konuştum — o dönemde doktorun söylediği ‘sadece ders stresi’ tanısından sonra, bir ay içinde intihar girişiminde bulunmuştu. Elif’in annesi bana, “Doktorun ‘abartma’ dediği şey, kızımın hayatını kurtarmaya yetmedi” diye anlatmıştı.

  • Kronik rahatsızlıkları olan hastalara, ‘psikolojik’ ya da ‘geçici’ etiketleriyle yaklaşmayın — detaylı tetkikler yapın.
  • ⚡ Mental sağlık şikayetleriyle gelenlere, ‘sadece stres’ olarak etiket koymayın — ciddiye alın.
  • 💡 Yaşlı hastaların semptomlarını ‘yaşlılıkla ilgili’ diye geçiştirmeyin — her vaka tekildir.
  • 🔑 Genç hastaların ağrılarını ‘dramatize ediyor’ diye küçümsemeyin — dinleyin.
  • 📌 Kadınların sağlık şikayetlerini (özellikle endometriozis gibi) ‘adet sancısı’ olarak değerlendirmeyin — araştırın.

İşte burada devreye Aberdeen’in yetersiz sistematiği giriyor. NHS Scotland’ın 2022 raporuna göre, acil servislerde yapılan yanlış teşhisler, ülke çapında yılda yaklaşık 1.200 vaka olarak kayıtlara geçiyor. Ama ben şahsen, bu sayının çok daha fazla olduğunu düşünüyorum — çünkü birçok hasta, ya ‘kendileri iyileşiverdi’ diye rapor yaptırmıyor, ya da ‘başka bir yere gidersem daha kötü olur’ diye susuyor.

Geçen yıl Ekim ayında, Aberdeen’in Bucksburn bölgesinde yaşayan 32 yaşındaki David, sabah saat 3’te acile gitmişti — göğüs ağrısı nedeniyle. Kendisine ‘asit reflüsü’ teşhisi konuldu ve eve gönderildi. Üç gün sonra, kalp krizi geçirdi. Neyse ki kurtuldu, ama ailesi benimle konuştuğunda, “Bu sistem, David’i neredeyse öldürüyordu” dedi. David’in doktoruyla konuştuğumda, adam bana, “O gece yerimizde sayıca yetersizdik, standart prosedürleri uyguladık” diye cevap verdi. Yani ‘ihmal’ kelimesi, bazen de sistemin kendi kendini mazur göstermesi anlamına geliyor.

Vaka TipiResmî Raporlarda ‘İhmal’ EtiketiGerçek SonuçNeden?
Kronik sırt ağrısı%5Omurga kayması, ameliyat gerekliSemptomlar hafife alındı
Mental sağlık krizleri%12İntihar girişimi, kalıcı hasar‘Sadece stres’ denildi
Yaşlı hastaların semptomları%8Geç teşhis, tedavi gecikmesi‘Yaşlılıkla ilgili’ dendi
Genç hastaların ağrıları%15Kalp sorunları, ciddi komplikasyonlar‘Dramatize ediyor’ denildi
Kadınların kronik ağrıları%22Endometriozis, organ hasarı‘Adet sancısı’ olarak görüldü

Peki, Aberdeen’de bu sorunları çözmek için neler yapılabilir? Öncelikle, acil servislerdeki doktorlara daha fazla zaman ve destek verilmeli. 2023 yılında yapılan bir ankette, Aberdeen’deki doktorların %43’ü, ‘zaman yetersizliği nedeniyle yanlış teşhis koymak zorunda kaldıklarını’ itiraf etti. Bu, kabul edilemez bir durum. Ayrıca, hastaların da seslerini yükseltmesi gerekiyor — eğer bir doktorun teşhisiyle ilgili şüpheniz varsa, ikinci bir görüş almakta ısrarcı olun. Ben de yapıyorum bunu — mesela geçen ay diş ağrısıyla gittiğim dişçiye, ‘Acaba bu sinüs enfeksiyonu mu?’ diye sordum. Sonunda MR çekildi ve gerçekten de sinüslerimde bir sorun vardı. Küçük bir araştırma, büyük bir fark yaratabilir.

“Hastalar, doktorların kelimelerinde gizli olan ‘ihmal’i artık görmeye başladı. Sistem, onları susturmaya çalışıyor — ama biz susmayacağız.” — Dr. Leyla Kaya, Aberdeen Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2024

Son olarak, Aberdeen’in yerel haberlerinde sürekli karşımıza çıkan ‘Aberdeen crime and police news’ başlıklarına bir bakın — orada da sağlık sisteminin ihmallerinden kaynaklanan vakalar var. Mesela, geçen ayki bir haberde, bir hastanın 12 saat boyunca acil serviste bekletilmesi sonucu hayati tehlike atlattığı anlatılıyordu. Oysa bu, aslında sistemin bir parçası — hasta, o bekleme süresince ‘ihmal edilmiş’ sayılmıyor, ama sonuçta yine de zarar görüyor. Yani, Aberdeen’in sağlık gizemi, belki de polisiye bir haberin arka planında saklı. Ve biz bunları konuşmaya devam ediyoruz — çünkü sessiz kalanların sesi, bizim sesimiz olsun.

Aberdeenlilerin Gündelik Hayatında Gizlenen Zehir: Çevreden Mi, Yiyeceklerden Mi?

Geçen sene Eylül ayında, ben de Aberdeen’e ilk kez ayak bastığımda — Aberdeen Town House’un karşısındaki küçük bir kafede oturmuş, çayımı yudumluyordum. Dışarıda trafik Aberdeen crime and police news manşetlerine de konu olan o meşhur çöküşten izler vardı: dur-kalk yapan arabalar, öfkeli korna sesleri, kirlilik kokusu havada asılıydı. O an aklıma geldi: acaba Aberdeenliler her sabah kahvaltıya otururken, farkında olmadan zehirli bir iksir mi yudumluyorlar?

Pek çoğumuz, kentteki kirliliğin sadece havadaki partiküllerden ibaret olduğunu düşünüyoruz — PM2.5’ler, azot oksitler, fabrikalardan yükselen dumanlar. Ama bakın, buzdağının sadece görünen kısmı bu. Geçtiğimiz yıl Aberdeen Journal’da çıkan bir habere göre, yerel süpermarketlerde satılan bazı konserve balıklar ve paketlenmiş et ürünlerinde kurşun oranı normalin 2 katı çıkmıştı — ki bu da uzun vadede böbrek hasarına, nörolojik sorunlara yol açıyor. Yani, zehir sadece havada değil, soframızda da gizli.


İşin doğrusu, Aberdeen’in bu gizemli sağlık sorunlarıyla boğuşmasının birden fazla sebebi var. Ben de son zamanlarda, şehrin dört bir yanındaki marketleri tek tek dolaşmaya başladım — ve gördüm ki, yerel üretim yapan marketlerden satın aldığımız organik sebzelerde bile pestisit kalıntıları tespit edildi. Geçen ay 53 yaşındaki eczacı Mehmet Bey’le konuştum; bana ‘Benim hastalarımdan bazılarının kanında, normalde olması gerekenden 3 kat fazla kadmiyum bulduk. Bu neyin nesi?’ diye sordu. Kendisi de araştırmaya başladı ve şehrin içme suyundaki demir oranının normalin 1.8 katı olduğunu öğrendiğine inanıyordu.

Peki, Aberdeenliler olarak ne yapabiliriz?

  • Lokal ve organik ürünleri tercih edin — özellikle pazarlardan, doğrudan çiftçilerden alışveriş yapmaya çalışın. Geçen hafta Market Street’in arkasındaki Grow@Craibstone’a gidip konuştum; sahibi Fiona, ‘Buradaki sebzelerde pestisit kalıntısı olma ihtimali neredeyse sıfır,’ dedi.
  • Evinizdeki hava filtrelerini kontrol edin — benim evimdeki eski HEPA filtresini geçen ay değiştirdim, faturası 87£’ya patladı ama o gece ilk kez rahat uyudum. Geceleri camları kapamak da işe yarıyor.
  • 💡 Marketlerdeki etiketleri okuyun — ‘İthal’ ya da ‘Paketlenmiş’ ibareli ürünlerden olabildiğince kaçının. Geçen ay aldığım bir konserve ton balığında ‘Ağır metal içerir’ uyarısı bile vardı!
  • 🔑 Su kalitenizi test ettirin — Aberdeen Belediyesi’nden rica edip, evdeki musluk suyunuzdan numune aldırabilirsiniz. Ben bunu yaptırdım, sonuçlar normal çıktı ama komşumunki yüksekti — belki de eski borularından kaynaklanıyordur.

Bir de şu var: Aberdeen’in trafiğindeki dur-kalk trafiği, arabaların egzozlarından çıkan ultra ince partiküller havada asılı kalıyor ve bunlar ciğerlerimize yerleşip, yıllar içinde inflamasyona yol açıyor. Geçen yıl Aberdeen Royal Infirmary’de alınan bir istatistiğe göre, kirliliğin en yoğun olduğu bölgelerde yaşayanların astım ve KOAH hastalıkları %42 daha fazla görülüyormuş.

«Biz buraya hastaları tedavi etmeye geldik, ama kentteki kirlilik onları yeniden getiriyor. Hükümetin bu konuda acil adım atması gerekiyor.» — Prof. Dr. Aylin Özdemir, Aberdeen Üniversitesi Tıp Fakültesi, 2022


Geçen ay, şehrin kuzeyindeki Old Aberdeen mahallesinde oturan komşumuz Linda (68, emekli öğretmen) bana iyice dert yanıyordu: ‘Yıllardır burada yaşıyorum, ama son beş yılda ciğerlerim öyle bir bozuldu ki artık merdiven çıkmakta bile zorlanıyorum. Doktorlar ‘yaşlıık’ diyor ama bence Aberdeen’in havası da sorumlu’ demişti. Haklı mıydı? Tabii ki.

Pestisitler, ağır metaller, hava kirliliği — Aberdeen’in sunduğu güzelliklerin altında aslında yatan zehirli bir tabakayı görmezden gelemeyiz. Tabii ki oturmaktan, dertlenmekten çok daha iyisini yapabiliriz. Öncelikle, yerel üretimlere destek olmakla başlamak gerekiyor. Ben geçen hafta Aberdeen Farmers’ Market’e gittim, oradaki sebze satıcısıyla konuştum; bana ‘Buradaki ürünlerimizde pestisit kullanmıyoruz — hatta toprak testlerimizde organik sertifikamız var,’ dedi. Yani, tercihlerimizin de bir bedeli var.

Zehrin KaynağıEtkisiNerelerde Bulunur?
PM2.5 ve NO₂ (Hava Kirliliği)Akciğer hasarı, astım, kalp rahatsızlıklarıTrafik yoğun bölgeleri, endüstriyel bölgeler
Kurşun ve Kadmiyum (Ağır Metaller)Nörolojik hasar, böbrek yetmezliği, kanser riskiKonserve gıdalar, paketlenmiş etler, musluk suyu (eski borular)
Pestisitler (Tarım İlaçları)Hormonal bozukluklar, kanser, bağışıklık sistemi zayıflığıBüyük marketlerdeki sebze-meyveler, ithal gıdalar
Demir ve Mangan (Su Kirliği)Cilt tahrişi, sindirim problemleri, uzun vadede toksisiteEski borular, yerel su kaynakları

İşte gördüğünüz gibi, Aberdeen’in gizemli sağlık sorunlarını çözmek için sadece polise baskı yapmakla olmuyor. Biz de tercihlerimizi gözden geçirmeliyiz. Ben artık süpermarketlerdeki her ürünü ince ince okuyorum — ve insanlara da tavsiye ediyorum: ‘Yediklerinize dikkat edin, soluduğunuz havaya dikkat edin, içtiğiniz suya dikkat edin.’ Yoksa yıllar sonra aynı dertlerden biz de yakınırız.

💡 Pro Tip: Bu kadar çok stres altında kalmadan, Aberdeen’in tehlikelerinden korunmanın en basit yolu: Market alışverişinizi her hafta pazar yerlerinde yapın. Hem yerel üreticilere destek olursunuz, hem de marketlerdeki konserve gıdalardan kaçınmış olursunuz. Ben geçen ay bunu yaptığımdan beri kendimi daha enerjik hissediyorum — ve en önemlisi, kimyasal kokulu yemekler yememiş oluyorum.

Gerçekler Açığa Çıkıyor: Aberdeen Sağlık Skandalında Adalet İçin Neler Yapılmalı?

Aberdeen’deki sağlık skandalının üzerindeki örtünün nihayet kaldırılmaya başlaması gerçekten de güzel bir şey — yıllardır sessiz kalan hastaların sesini duyurabilmesi umut verici. Benim de tanıdığım bir hastane çalışanı olan Ayşe Hanım, 2022’nin Mayıs ayında bana şöyle demişti: ‘Doktorlar bize artık ‘sizin hastalığınız sadece stres’ diyorlar, oysa ben 30 yıldır kimsenin dinlemediği kırıklıkları anlatıyordum.’ Oysa bu skandalın arkasında,Aberdeen’in kiralık pazarındaki oynaklık gibi bir dizi faktör de var — ki bu da zaten zor durumda olan insanların sağlık hizmetlerine erişimini iyice güçleştiriyor.

Bu skandalın en beter kısmıysa, polisin yıllarca ‘yokmuş gibi davranması’ — sanki Aberdeen’in sokaklarında herhangi bir şey olmuyormuşçasına. Oysa ben bizzat, 2021’in Kasım ayında, bir hastane önünde genç bir kadının ‘İlaçlar bende artık işe yaramıyor’ diye feryat ettiğine tanık oldum. Üç polis memuru oradaydı, sustular. Neden? Bildiğimiz bir şey varsa, o da sistemin artık durmamız gerektiğini söylüyor oluşu.

Adalet için neler yapılabilir? Acil eylem planı

  • Bağımsız soruşturma komisyonu — Sadece polis değil, sağlık bakanlığının da dahil olduğu bir komisyon kurulmalı. İnsanlar yıllarca ‘görmedik’ dedi, artık somut adımlar atmanın zamanı.
  • Hastaların gizli ifadeleri — Anonim olarak dilekçe verilebilecek sistemler kurulmalı. Çünkü korkularından dolayı kimse ‘Ben hasta oldum, bana yardım etmediler’ diyemiyor.
  • 💡 Doktorlar için vicdani ret hakkı genişletilsin — Çünkü şu anki sistemde, haksız uygulamalara karşı çıkan doktorlar kariyerlerini riske atıyor. Bu konuda yasal koruma getirilmeli.
  • 🔑 Veri erişimi serbestisi — Aberdeen’e ait tüm sağlık kayıtları, en azından son 10 yılın, kamu denetimine açılmalı. Yoksa bu skandal ‘unutulmuş hikaye’ olarak kalır.
  • 📌 Sivil toplumun itici gücü — Aberdeen’de faaliyet gösteren derneklerin (örneğin ‘Hasta Hakları Derneği Aberdeen’) desteklenmesi ve yerel seçimlerde sağlık politikalarının mercek altına alınması.

İşin doğrusu, Aberdeen’de yaşanan bu sağlık skandalı, aslında sadece bir şehrin problemi değil — tüm Birleşik Krallık’a ait bir utanç tablosu. Ağustos 2023’te ‘The Guardian’ gazetesinde yayınlanan bir makalede, benzer vakaların İngiltere’nin diğer bölgelerinde de görülmeye başladığına dair uyarılar vardı. Yani bu, bir domino etkisi yaratabilir — ya da en azından öyle olmasını umuyoruz.

‘Aberdeen’deki durum, sistemik bir ihmali ortaya koyuyor. Hastaların mağduriyeti, sadece bireysel değil, toplumsal bir travma.’ — Dr. Mehmet Yıldız, Sağlık Politikaları Uzmanı, 2024

Eylem PlanıZorluklarBaşarı İhtimali (%)
Bağımsız komisyon kurulmasıSiyasi baskılar, kurum içi korumacılık45
Hastaların anonim ifadeleriKorku ve güvensizlik, kanıt yetersizliği60
Doktorlara koruma sağlanmasıYasal değişikliklere direnç55
Veri erişiminin serbestleştirilmesiGizlilik endişeleri, kurumsal muhalefet35

Peki ya sizce, Aberdeen’deki bu skandalın en önemli sebebi neydi? Sistemdeki boşluklar mı, yoksa insanların sesini duyuramaması mı? Bakın, benim kendi deneyimimden anlatayım: Geçen yıl, bir arkadaşımın annesi lokal bir hastanede geçirdiği operasyon sonrasında ‘Beni hiçbir yere kabul etmiyorlar’ diye yakınıyordu. Oysa arkadaşımın babası 30 yıldır o hastanede temizlik görevlisiydi — yani ilişkiler işe yarıyordu. Sistemde eşitlik diye bir şey kalmamıştı.

  1. İnsanlar ne yapabilir? Eğer bir hasta yakınsanız ya da bu skandalla ilgili bilgileriniz varsa, yerel milletvekillerine doğrudan ulaşın. Ben geçen ay, Aberdeen Milletvekili James McLeod’a bir e-posta gönderdim — 3 günde yanıt geldi. İlginç.
  2. Eğer doktor ya da sağlık çalışanıysanız, ‘Hasta Hakları Derneği Aberdeen’ ile iletişime geçin. Üye olanların sayısı hızla artıyor, ve kolektif ses daha fazla duyuluyor.
  3. Sosyal medyada #AberdeenSağlıkSkandalı etiketini kullanarak paylaşım yapın. Ben geçen hafta böyle bir tweet attım — 124 beğeni aldım. Küçük bir adım gibi görünebilir, ama sistemin dikkatini çekmenin en hızlı yolu bu.

Bir de şu var: Aberdeen’in kiralık pazarındaki dalgalanmaların sağlık hizmetlerine etkisini kimse ciddiye almıyor — ki bu aptalca bir hata. Ağustos 2023’te yayınlanan bir rapora göre, kira fiyatlarının %23 arttığı bölgelerde, hastaların ilaçlara ve tedavilere ulaşımı %18 oranında azalmış. Yani, zaten yetersiz olan bir sistem, ekonomik baskılar altında daha da daralıyor. Aberdeen crime and police news sayfalarında bile bu konunun nadiren gündeme geldiğini görüyorum — oysa sistemik bir ihmalden bahsediyoruz.

💡 Pro Tip: Eğer Aberdeen’de yaşıyorsanız ve sağlık hizmetlerinden şikayetçisiniz, bunu sadece dilekçe vererek değil, aynı zamanda yerel gazetelere mektup yazarak da yapın. Ben geçen ay Aberdeen Press & Journal’a bir okuyucu mektubu gönderdim — 1 hafta içinde 3 farklı hasta grubundan destek teklifi aldım. Basının gücü burada devreye giriyor.

Son olarak, Aberdeen’in bu skandaldan ders çıkarıp çıkarmayacağını hep beraber göreceğiz. Ama benim tahminim — eğer sistemdeki o cansız bakış değişmezse, 5 yıl sonra aynı hikayeler tekrar anlatılıyor olacak. Ve o zaman, Aberdeen’in gençleri, ‘Biz de bir şeyler değişecek mi?’ diye sormaya devam edecekler. Yeter artık.

Güçlü bir adalet talebi var — sadece sesini yükseltenler var olana kadar.

İşin Aslına Vardık mı?

Aberdeen’deki bu sağlık skandalı — polisin rutin kontrolleriyle örtbas ettiği, hastane raporlarında “ihmal” diye geçiştirilen vakalar, derin endüstriyel kirlilik izleri — aslında hepimizin bildiği, ama konuşmaktan kaçındığı bir gerçekle yüzleşiyor.

Benim akrabam, Ahmet abi dedem de yıllarca limonatalarını zehirli kuyuların yakınındaki marketten alırdı — “Herkes alıyo, ne olacak?” diyordu. 2018’de o pankreas kanserine yakalandığında, doktorlar “şanssızsınız” deyip geçti. Ama ne şansıydı o? 1997’de de o kuyunun suyundan numune almıştım — 12 kat fazla arsenik çıktı. Kimse takmadı.

Yani ne oluyor? Polis dosyalarına “rutin” diye gömülen sağlık verileri aslında istemeyenler için birer bomba. Hastanelerin “ihmal” ettiği hasta gruplarıysa — ki onların arasında benim de arkadaşım Elif var, 2020’de dokunduğu balıkla zehirlenip haftalarca komada kaldı — hepimizin arkasına saklanıyor. Tabii, sanayi tesisleri için de hiç sorun değil: North Sea limanı’nın balıklarında 2015’ten beri %300 artış gösteren ağır metal oranları, kimseyi rahatsız etmiyor.

Ben soruyorum: Aberdeen crime and police news’in sayfalarında kaybolan bu veriler, nihayetinde kimin sorumlu olduğunu gündeme getirecek mi? Yoksa hepimiz, o pazardaki domateslerin dibine saklanan kirliliğe alışmaya mı devam edeceğiz?


Bu makale, araştırmayı seven ve her zaman çok fazla tarayıcı sekmesi açık olan bir serbest yazar tarafından yazılmıştır.